Kaygı Bozuklukları

Kaygı, çocukların gelişiminin doğal bir parçasıdır; kaygı bozukluğundan söz etmek için korkunun yaşa göre beklenenden yoğun olması, haftalarca sürmesi ve çocuğun okul, arkadaşlık ya da aile yaşamını kısıtlaması gerekir. Çocuklarda en sık ayrılma kaygısı, sosyal kaygı, yaygın kaygı ve özgül fobiler görülür. Kaygı bozuklukları tedaviye iyi yanıt verir; ilk seçenek çoğunlukla bilişsel davranışçı terapidir.

Karanlıktan korkan dört yaşındaki bir çocuk da, sınav öncesi uyuyamayan bir lise öğrencisi de kaygı yaşar. Kaygı, tehlikeye hazırlanmamızı sağlayan doğal bir duygudur. Sorun kaygının varlığı değil; yaşa göre beklenenden yoğun olması, uzun sürmesi ve çocuğun hayatını daraltmasıdır. Bu yazıda çocuk ve ergenlerde kaygı bozukluklarının türlerini, belirtilerini ve etkili tedavi yöntemlerini ele alıyoruz.

Kaygı ne zaman bozukluk sayılır?

Kaygı bozuklukları, çocuk ve ergenlerde en sık görülen ruh sağlığı sorunları arasındadır. Bir kaygıdan bozukluk olarak söz etmek için genellikle şu özellikler aranır:

  • Korku ya da endişe, çocuğun yaşı ve durum için beklenenden belirgin biçimde yoğundur.
  • Haftalarca, çoğu zaman aylarca sürer.
  • Çocuk korktuğu durumlardan kaçınmaya başlar ve bu kaçınma okul, arkadaşlık ya da aile yaşamını kısıtlar.

Çocuklarda sık görülen kaygı bozuklukları

Ayrılma kaygısı bozukluğu

Çocuğun bağlandığı kişiden ayrılırken yaşına göre aşırı sıkıntı duyması, ayrılık sırasında ebeveynine kötü bir şey olacağından endişelenmesi, okula gitmek ya da yalnız uyumak istememesidir. Okul başlangıcındaki tepkiler için Okula başlarken ayrılma kaygısı yazımıza bakabilirsiniz.

Sosyal kaygı bozukluğu

Başkaları tarafından yargılanma, utanç verici bir şey yapma korkusudur. Sınıfta söz almaktan, arkadaş ortamında konuşmaktan, yemek yemek ya da tuvalete gitmek gibi başkalarının görebileceği durumlardan kaçınma görülür. Çoğunlukla ergenlikte belirginleşir.

Yaygın kaygı bozukluğu

Okul başarısı, aile üyelerinin sağlığı, gelecek ve dünya olayları gibi pek çok konuda kontrol edilmesi güç, süregen endişe hâlidir. Bu çocuklar sıklıkla mükemmeliyetçidir ve sürekli güvence ararlar.

Özgül fobiler

Belirli bir nesne ya da duruma (köpek, iğne, karanlık, asansör) karşı yoğun korku ve kaçınmadır. Küçük yaşlarda korkular olağandır; fobide korku yoğundur, sürer ve günlük yaşamı etkiler.

Panik bozukluk ve seçici konuşmazlık

Ergenlerde ani başlayan yoğun korku, çarpıntı ve nefes darlığı nöbetleri panik bozukluğu düşündürebilir. Evde rahat konuşan bir çocuğun okulda ya da yabancıların yanında konuşmaması ise seçici konuşmazlık (selektif mutizm) olabilir.

Yaşa göre kaygı nasıl görünür?

  • Okul öncesi: ebeveynden ayrılamama, yoğun ağlama nöbetleri, yalnız uyuyamama, karanlık ve hayvan korkuları
  • İlkokul: okula gitmek istememe, sabah karın ağrısı, sürekli “ya bir şey olursa” soruları, ödevde aşırı titizlik
  • Ergenlik: sosyal ortamlardan kaçınma, sınav öncesi yoğun gerginlik, uykusuzluk, panik atakları

Kaygı bedende de görünür

Çocuklar kaygıyı çoğu zaman sözle değil bedenle anlatır: sabahları tekrarlayan karın ağrısı, bulantı, baş ağrısı, sık tuvalete gitme ve hafta sonu ya da tatilde kaybolan yakınmalar sık görülür. Bu yakınmalar “uydurma” değildir; çocuk gerçekten ağrı hisseder. Fiziksel nedenler gerektiğinde çocuk doktoruyla birlikte dışlanır. Ayrıntılar için Çocuklarda psikolojik karın ağrısı yazımıza bakabilirsiniz.

Okul reddi: acil ele alınması gereken bir durum

Kaygı nedeniyle okula gitmeyi reddetmek, kaygı bozukluklarının en önemli sonuçlarından biridir. Evde kalınan her gün, okula dönüşü biraz daha zorlaştırır. Okul reddi birkaç günden uzun sürüyorsa aile, okul ve uzman birlikte, adım adım okula dönüş planı yapmalıdır.

Ne zaman uzmana başvurmalı?

  • Kaygı birkaç haftadan uzun sürüyor ve azalmıyorsa
  • Çocuk okula, doğum günlerine ya da sevdiği etkinliklere gitmekten kaçınmaya başladıysa
  • Uyku, iştah veya ders başarısı etkilendiyse
  • Sık bedensel yakınmalar nedeniyle okul devamsızlığı oluşuyorsa
  • Aile, günlük düzenini çocuğun korkularına göre kurmaya başladıysa

Tanı nasıl konur?

Değerlendirmede aileyle ve çocukla ayrı ayrı görüşülür; kaygının ne zaman, hangi durumlarda ortaya çıktığı, nasıl bir kaçınmaya yol açtığı ayrıntılı olarak ele alınır. Çocuklar ve ergenler için geliştirilmiş kaygı ölçekleri, belirtilerin şiddetini belirlemeye ve tedavideki değişimi izlemeye yardımcı olur. Gerekirse tiroid sorunları gibi benzer belirtilere yol açabilecek bedensel durumlar için tetkik istenir. Kaygıya sık eşlik eden depresyon ve DEHB de değerlendirilir.

Tedavi seçenekleri

Bilişsel davranışçı terapi

Çocuk ve ergenlerde kaygı bozukluklarının tedavisinde ilk seçenektir. Çocuk kaygıyı bedeninde ve düşüncelerinde tanımayı, kaygıyı artıran düşünceleri sorgulamayı ve kaçındığı durumlarla adım adım, güvenli biçimde yüzleşmeyi öğrenir. Küçük yaşlarda ebeveynin terapiye katılımı daha belirleyicidir.

İlaç tedavisi

Orta ve ağır kaygı bozukluklarında ya da terapiye yeterli yanıt alınamadığında, bilişsel davranışçı terapiyle birlikte ilaç tedavisi değerlendirilebilir. Bu amaçla en sık seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI) grubundaki ilaçlar kullanılır. Tedavinin başında kontroller sık yapılır.

Ebeveyn rehberliği ve okul iş birliği

Ebeveynlerin, iyi niyetle de olsa kaçınmayı destekleyen tutumları fark etmesi ve okulun kademeli dönüş planına katılması tedavinin başarısını artırır.

Ebeveynler evde neler yapabilir?

  • Korkuyu küçümsemeyin, ama kaçınmayı da onaylamayın: “Korktuğunu biliyorum, birlikte deneyeceğiz.”
  • Sürekli güvence vermek yerine çocuğun kendi baş etme yolunu bulmasını destekleyin.
  • Korkulan durumu küçük adımlara bölün; her adımı birlikte planlayın.
  • Küçük cesaret adımlarını fark edin ve somut olarak söyleyin.
  • Kendi kaygınızı yönetmeye özen gösterin; çocuklar ebeveynlerinin tepkilerini örnek alır.
  • Düzenli uyku, hareket ve sınırlı ekran süresi kaygıyla baş etmeyi kolaylaştırır.

Kadıköy’de değerlendirme ve randevu

Uzm. Dr. Hasan Hatip, Kadıköy Bağdat Caddesi’ndeki muayenehanesinde kaygı bozuklukları, okul reddi ve sınav kaygısı başta olmak üzere çocuk ve ergenlere yönelik değerlendirme ve tedavi süreçlerini yürütmektedir. Görüşmeler randevu ile, yüz yüze yapılmaktadır. İlk randevunun nasıl geçtiğini İlk Görüşmede Ne Oluyor? sayfasında, online randevu ve iletişim bilgilerini İletişim sayfasında bulabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kısa vadede rahatlatır ama kaygıyı besler; kaçınılan durum zamanla daha korkutucu hâle gelir. Hedef, çocuğu zorlamadan ama vazgeçmeden, küçük adımlarla bu durumlara yaklaştırmaktır.

Çoğu zaman hayır; ilk haftalardaki ayrılma tepkileri beklenen bir uyum sürecidir. Dört haftadan uzun süren, giderek artan ya da okul reddine dönüşen tepkiler değerlendirilmelidir.

Evet. Kaygı, çocuklarda sıklıkla karın ağrısı, bulantı ve baş ağrısıyla kendini gösterir. Önce bedensel nedenlerin dışlanması, ardından kaygı açısından değerlendirme yapılması önerilir.

Hayır. Hafif ve orta düzeydeki kaygı bozukluklarının çoğu bilişsel davranışçı terapiyle düzelir. İlaç, daha ağır durumlarda ya da terapiye yeterli yanıt alınamadığında, terapiyle birlikte düşünülür.

Belirli bir düzeyde sınav gerginliği olağandır ve performansı artırabilir. Uykusuzluk, yoğun bedensel belirtiler ve sınavdan kaçınmaya yol açan sınav kaygısı ise destek gerektirir. Ayrıntılar için Sınav Kaygısı yazımıza bakabilirsiniz.

Erken fark edilip tedavi edildiğinde kaygı bozukluklarının büyük kısmında belirgin düzelme sağlanır. Tedavi edilmeyen kaygı ise ergenlik ve yetişkinlikte depresyon riskini artırabilir.

Kaynaklar

  • American Psychiatric Association. Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, Fifth Edition, Text Revision (DSM-5-TR). Washington, DC: APA; 2022.
  • Walter HJ, Bukstein OG, Abright AR, et al. Clinical Practice Guideline for the Assessment and Treatment of Children and Adolescents With Anxiety Disorders. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry. 2020;59(10):1107-1124.
  • National Institute for Health and Care Excellence (NICE). Social anxiety disorder: recognition, assessment and treatment (CG159). 2013.

Künye

Uzm. Dr. Hasan Hatip
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Bu sitedeki içerikler Uzm. Dr. Hasan Hatip tarafından hazırlanır ve bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Son güncelleme:

Site editörü: Uzm. Dr. Hasan Hatip
info@drhasanhatip.com

© 2026 Uzm. Dr. Hasan Hatip · Tüm hakları saklıdır. · Acil durumlarda 112’yi arayın. · Tasarım: hedef.dev

Randevu Al